ZİYARET


Sitede Şuan 0 Üye,
4 Ziyaretci bulunmaktadır.
Dün Tekil 73
Bugün Tekil 24
Toplam Tekil 50456
Toplam Çoğul 447036
Çevirimci üyeleri görmek için lütfen üye girişi yapınız.
M.Nihat MALKOÇ
Sitemizde, Şairimize ait 4 Şiir ve 5 Yazı bulunmaktadır.

"ŞÜKRÜ ELÇİN’İN ARDINDAN" isimli eseri paylaşmak istermisiniz?
Åžiiri Listene Ekle

11 Kasım

2008

ŞÜKRÜ ELÇİN’İN ARDINDAN

M.Nihat MALKOÇ
M.NİHAT MALKOÇ

Hep aynı sitem, hep aynı terane… Değerlerimizin değerini bilmiyoruz. Bu vefasızlık, bu kıymet bilmezlik devam ettikçe bu bozuk plak da çalıp duracak elbette. Hayatımız çamura batmış, kurtulacak yerde çırpındıkça daha da batıyoruz. Görsel ve yazılı medya habbeyi kubbe yapıyor, her gün abesle iştigal ediyor. Gazetelerde ciddi haber bulmak ne mümkün… Gazeteler eğitmiyor, öğretmiyor, dikte ediyor. Hayatımız ucuz, alelade magazine batmış. Yazık olsun o gazeteler için harcanan kâğıtlara. Yazık olsun o kâğıtları elde etmek için kesilen ağaçlara… Zira o gazetelerin ömrü birkaç dakikalık oluyor. Oysa gazete dediğin dolu dolu olmalı, milletinin değerleriyle beslenmeli, gün boyunca okunabilmeli…

Basına bu sitemim, değerlerimize sırtını dönmüş olmasındandır. Türk kültürünün, Türk edebiyatının çınarları ölüyor, fakat çoğu gazete ve görsel medya aracı bunları haber bile yapmıyor; haber yapanlar da iş savma kabilinden öyle kısaca değinip geçiyor. Filan artistin/aktristin sevgilisiyle küs olması, şöhretli bir kişinin boşanmanın hangi celsesinde olduğu, kimin sevgilisine ne hediye aldığı, kimin kiminle yakalandığı, kimin kimi aldattığı, kimin elinin kimin cebinde olduğu haberleri medyamızda nerdeyse tam sayfa veriliyor.

27 Ekim 2008’de, 96 yaşında ebedî âleme göçen Prof. Dr. Şükrü Elçin’le ilgili gazetelerde ne yazmış, görsel medyada neler söylenmiş diye merak ettim. Fakat keşke merak etmeseydin. Zira birkaç gazete ve birkaç kültür sanat sitesi dışında merhumdan bahseden bir yayın organına rastlayamadım. Halk edebiyatı alanında birçok eseri bulunan, Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü’nün 30 yıl başkanlığını yapan Prof. Dr. Elçin, Türk Kültürü dergisini önce yazı işleri müdürü olarak, daha sonra imtiyaz sahibi olarak yayınlamıştı. Çok kıymetli ve zengin içerikli bu derginin onlarca sayısı kütüphanemde bulunmaktadır.

Şükrü Elçin kültür hayatımız ve edebiyatımız için çok mühim bir simaydı. Onun kültür hayatımıza kazandırdığı eserlerin adlarını sıralamaya kalksak sayfalarımız yetersiz kalır. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü 1939 yılında bitiren Elçin, Hacettepe Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nün de kurucusuydu. Halk edebiyatı ondan sorulurdu. Bu alanda çok kıymetli eserler kaleme almıştır. “Türk Halk Edebiyatına Giriş” adlı eseri, benim olduğu gibi, bu alanla ilgilenen herkesin başucu kitabıdır. Bu eseri 1984 yılında Türkiye İş Bankası Halk Bilim Büyük Ödülü’nü kazanmıştır.

Merhum Şükrü Elçin, Balkan kökenli bir aileden geliyordu. 1912 senesinde Batı Trakya’da dünyaya gözlerini açmıştı. Pek çok insan gibi o da edebiyata şiirle başlamıştı. İlk kitabı “Şair Bozuntuları” adını taşıyordu. Bu, Niyazi Hicran’la ortak yazılmış bir şiir kitabıydı. Kitabın adı büyük yankı bulmuştu. Aslında o, güzel şiirler kaleme almış; fakat şiire devam etmemiştir. Kanaatimce şiire devam etseydi bugün parmakla gösterilecek bir şair olurdu. Zira yazdığı şiirlerdeki derinlik ve duygu yoğunluğu beni bu düşünceye götürüyor.

Elçin, ilk göz ağrısı şiirden sonra halk edebiyatına ilgi duymuş, bu alanda akademik çalışmalar yapmıştır. Halk edebiyatı sahasında tartışmasız bilge bir insandı. 1982 yılından beri emeklilik hayatı yaşıyordu. Fakat o çalışmalarına hız kesmeden evinde devam ediyordu. Hem eser yazıyor, hem de eser yazanlara rehberlik ediyordu. Sayfalarımıza sığmayacak kadar çok olan eserleri arasında şunları sayabiliriz: “Şair Bozuntuları (şiirler, 1932), Yirmidört (şiirler, 1944), Kerem ile Aslı Hikâyesi (1949), Anadolu Köy Orta Oyunları (araştırma, 1964), Türk Bilmeceleri (1970), Ali Ufkî/ Mecmua-i Saz ü Söz (1976), Adalar Destanlar (şiirler, 1978), Halk Edebiyatına Giriş (inceleme, 1981), Âşık Ömer (inceleme, 1987), Yeni Türk Nesir Antolojisi (1987), Türkiye Türkçesinde Ağıtlar (1990), Yurt Duyguları (1990)…”

Şükrü Elçin Cumhuriyetten önce doğmuş, koca bir tarihi gözlemleyerek yaşamış görkemli ve eşsiz bir çınardı. O; pek çok bilgiyi okuyarak değil, bizzat gözlemleyerek ve yaşayarak edinmişti. O, canlı bir tarihti. Nice başbakanlar, cumhurbaşkanları, ihtilaller görmüştü. Onun kaybı nice hatıranın toprağa karışmasına sebep oldu. Allah rahmet eylesin.
M.Nihat MALKOÇ



DİĞER ESERLERİ

Tümünü Listele
Telif Hakkı Uyarısı:

ŞÜKRÜ ELÇİN’İN ARDINDAN isimli eser M.Nihat MALKOÇ tarafından 2008-11-11 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir.
Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar hapis, cezanın paraya cevrilmesi durumunda, 150.000/300.000 TL ağır para cezasıdır.

 11.11.2008
 356
 10
 0
1 2 3 4 5
Bu Yazıyı Arkadaşına Öner    Yazdır    PDF Formatına Çevir
ŞÜKRÜ ELÇİN’İN ARDINDAN isimli eser, için İlk yorumu siz yapın.
Yorum yazabilmeniz için Üye Girişinde bulununuz.
Sitemizde üyeliğiniz yoksa, üye olmak için tıklayın.