ZİYARET


Sitede Şuan 0 Üye,
5 Ziyaretci bulunmaktadır.
Dün Tekil 73
Bugün Tekil 41
Toplam Tekil 50473
Toplam Çoğul 447271
Çevirimci üyeleri görmek için lütfen üye girişi yapınız.
S. Sinan Özer
Sitemizde, Şairimize ait 3 Şiir ve 2 Yazı bulunmaktadır.

"YEİS" isimli eseri paylaşmak istermisiniz?
Åžiiri Listene Ekle

11 Eylül

2009

YEİS

S. Sinan Özer
“Ayaklarım yorgunluktan birbirine yük oluyor artık. Onları toprak zeminden koparmak bir hayli zorluyor beni. Acı beynimde yıllardır misafir. Henüz on üç yaşımda olmama rağmen sanki asırların yükünü omzumda hissediyorum. Buralarda yazın en sıcak anının yaşanmasına rağmen ben donmak üzereyim. Dişlerimin birbirine vurmaması için sarf ettiğim çaba gerçekten görülmeye değer. Zorlamalıyım kendimi. En azından bir iki adım daha atıp şu ilerdeki taşa oturmalıyım. Ama tüm çabama rağmen bacaklarımı kıpırdatamıyorum. Sanki çivilenmiş gibiler.”
Az ilerde, toprak ile üzeri yosun tutmuş büyük taşın kesiştiği nokta da, karıncalar hiçbir şeyden habersiz ama her şeyin farkında bir o yana bir bu yana koşuyorlardı. Hafif ama etkili bir rüzgar havanın hararetini biraz daha artırıyordu. Güneş ışınlarının sert etkisi toprağı iyice çoraklaştırmıştı. Zeminin üzerinde derin kesikler vardı. Etrafta titreyen bir çift bacaktan başka kesiklere basan bir şey yoktu. Alnından damlayan ter taneleri süzüle süzüle içinde iki siyah göz barındıran çukurlara doluyor ve orada acımasız bir yanma duygusu veriyordu. Vücudunda ki direnç bitmek üzereydi. Her halinden hastalıklı olduğu anlaşılıyordu. Yeni doğmuş bir kuzunun ürkekliğiyle titriyordu. Zar zor bacaklarını kaldırdığı anda rüzgar da şiddetini artırmıştı. Taşın üzerindeki küçük toz kütlesi rüzgarın etkisiyle havada birkaç burgu yaparak yükseldi ve az sonra taşın misafiri olacak çocuğun terli yüzüne birkaç tanesini bırakarak semada kayboldu. Taş sanki misafiri için temizleniyordu. Güçlükle atılan birkaç adımdan sonra ulaşabildiği taşa kendini atarcasına oturdu.
Mavi gökyüzünün tam ortasında güneş yakıcı bir parlaklıkla duruyordu. Belli belirsiz bir duman kaplamıştı ortalığı. Saydam bir duman. Çocuk bacaklarını birbirine sıkı sıkıya dayamış ve olabildiğince dik tutmaya çalışıyordu taşın üzerinde otururken. Korktuğu her halinden belliydi. Tedirgin ve yorgun gözlerle süzüyordu etrafı. Kaç gece tatlı uykusundan bu hisle uyanmıştı,ve kaç gündüz bu duyguyla boğuşmuştu. Ama artık o da dayanamıyordu. Galiba sonun zamanıydı,ya da sonun zamanımıydı. Bir türlü anlayamamıştı bunu. Belki de anlamaya vakit kalmamıştı. Bu muydu? Yaşamak için geldiği dünya. Ya annesinin onu dünyaya getirmek için ölüp gitmesi bunun için miydi? Ya ülkesine atılan onca bomba bunu mu hedefliyordu? Kader miydi bütün bunlar? Sahi kader neydi? Bir varoluş muydu? Yoksa yok oluş mu? hepsi yosunlu bir taşın üzerinde bir çocuğun can vermesi için miydi? Galiba öyleydi onun için. İçindeki yeis son nefesini verene kadar devam etti. Taşın diğer tarafında bir papatya yapraklarını hayata doğru açıyordu.
S. Sinan Özer



DİĞER ESERLERİ

Tümünü Listele
Telif Hakkı Uyarısı:

YEİS isimli eser S. Sinan Özer tarafından 2009-09-11 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir.
Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar hapis, cezanın paraya cevrilmesi durumunda, 150.000/300.000 TL ağır para cezasıdır.

 11.09.2009
 509
 0
 0
1 2 3 4 5
Bu Yazıyı Arkadaşına Öner    Yazdır    PDF Formatına Çevir
YEİS isimli eser, için İlk yorumu siz yapın.
Yorum yazabilmeniz için Üye Girişinde bulununuz.
Sitemizde üyeliğiniz yoksa, üye olmak için tıklayın.