Sincan,OrtadoÄŸu,Kafkasya... |
de gördüğü fakat kendi çıkarları olduğu için görmezden geldiği olaylarda en büyük pay sahipleri de nitekim gene onlardır. Son günlerde Özerk Uygur eyaletinde yaşanan trajedi sadece o insanları değil bütün dünya devletlerini ilgilendirmektedir. Ve dünya devletleri ve özellikle gelişmiş devletler artık böyle zamanlarda çıkar meselelerini bir yana bırakıp adaleti vermeye çalışmalılardır ki çünkü bu onlar içinde büyük bir ehemmiyet teşkil etmektedir. Onların yapacakları adaletsizlik gelişmiş teknoloji ve medya sektörü yoluyla bütün dünyaya aktarılmakta ve bütün insanlık bunu öğrenmektedir. Her ne kadar çoğu yerde eğitimin ve refahın olmaması söz konusu olsa da insanlar artık eskisi gibi değildir. Bilgiye ve belgeye çabuk ulaşmakta ve her şey hakkında daha rahat karar vermektedirler.
Aynı şeyler ikinci ve üçüncü dünya ülkeleri içinde geçerlidir. Bu ülkeler artık yapılan bütün haksızlıklara rağmen kendi politikalarını yapmaya çalışmakta- her ne kadar hala tam bağımsız olmasalarda- ve bu yolda emin adımlarla ilerlemektedirler. Gelişmiş ülkeler yapılan adaletsizliğe ses çıkarmamakla aslında bütün bu ülkeleri ileri ki safhalarda kaybedeceğinin hesabını yapmalıdırlar. Ki belki de yapmışlardır. Çünkü bu ülkeler politikalarını birkaç yıl üzerinden değil on yıllar üzerinden yapmaktadırlar. Lakin şunu da unutmamalılar ki 2. ve 3. dünya ülkeleri olmadığı zaman onlarda bu kadar refah seviyesi olmaz. Aşağılarda duranların üste çıkması kolaylaştıkça zirveye artık sığmakta zorlaşacağı için mecburiyetten birileri zirveden ya inecek yada indirilecektir. Bu bağlamda baktığımızda gelişmiş ülkeler kendi insanları için istemediği şeyleri diğer dünya insanları içinde istememeliler ve barış,adalet, eşitlik adına daha güvenilir sözler içinde bulunmalılardır.
Özerk Uygur bölgesinde Uygurlara karşı hunharca yapılan katliamlara insanlığın hep birlikte ses vermesi gerekmektedir. Özellikle İslam aleminin bu konularda aralarında herhangi bir fikir ayrılığı olmaması gerekir. İslam aleminin içindeki bütün ayrılıklara rağmen söz konusu insan yaşamı ve bir halkın geleceği olduğunda kutsal kitapların dediği adaleti eliyle düzeltmeye çalışması gerekmektedir. Eğer eliyle düzeltemezse diliyle düzeltmeye çalışmalı ve eğer onu da yapamıyorsa kalbiyle lanet edip zalimlerin yanında yer almamalıdır.
Lakin görmekteyim ki İslam aleminin bunları yapacak pek bir gücü yoktur. Çünkü paraya tapılan kapitalist bu dünya da İslam aleminin elinde böyle büyük bir kozu yoktur. Görüyoruz ki Müslüman devletler arasında en iyi durumda olan Türkiye Cumhuriyeti olmasına rağmen oda bir şey yapamamaktadır. Yapmaya gücü yetmemekte ancak diliyle medya önünde kendi halkına mesaj verip ayakta durmaya çalışmakta olan devlet adamlarımız olmasına rağmen kapalı kapılar ardında nelerin meydana geldiğini de kimse bilmiyor ve bilmemektedir.
Ancak Müslümanlara yapılan bu zulüm Müslümanların kendi çizdikleri bir yoldur. Bugün hangi İslam devletine baksanız hepsinin içinde bir sorun vardır. Kimse sorununu halletmeye çalışmamakta ziyadesiyle birbiriyle çatışmaktadır. Kardeş kardeşi vurmakta ve bundanda büyük gurur duymaktadır. Hangisinin gözünden bakarsanız bakın öteki zalim,inkarcı ve haindir. İslam alemi bunu değiştirmediği ölçüde hiçbir şey yapacak konuma da gelmeyecektir. Çünkü eğer bir evde kardeşler birbirleriyle konuşmuyor ve kavga ediyorsa o kardeşlerin ortak bir fikirde birleşip bir komşusuna yada akrabasına yardım etmesi söz konusu olmaz olamaz da.
İslam alemi bugün aynen bu durumdadır. Hangi Müslüman devlet kendi komşularıyla tam bir işbirliği ve mutabakat kurup ona güvenmektedir ki. Şimdi diyeceksiniz ki hep dış güçlerin yaptığı işlerdir bunlar. Lakin şunu da unutmayın ki eğer ev sahibi akıllıysa fesatçının evini yalanlarla doldurup çocuklarını birbirine düşürdüğünü görmez. Ya evlatlarının gözündeki değeri farklıdır yada bir evlattan daha fazla rant sağlamaktadır. Bundan dolaydır ki 21. yüzyılda halen bütün İslam devletleri kendi başların bağımsız değildir. Çünkü daha evlerinin içlerini nasıl kontrol edeceklerini bilmemektedirler. Kafkaslardaki zulüm, filistindeki katliam, Özerk Uygur bölgesindeki soykırım bunun için hala yapılmaktadır ve kanımca böyle gittiği sürece de yapılacaktır.
Bundan sonra en öncelikli konumuz ve işimiz acilen kendimizi düzeltmeye çalışırken diğer insanlarında haklarını koruyarak adalete ve eşitliğe olan güveni tazelememizdir. Özerk Uygur da daha etkili olmamız için Ortadoğu ve Kafkasya için her şeyi beraberce,birlikte yapmamız gerekmektedir. Böylelikle daha da güçlü bir konumda durmuş olacağız.
Ve şimdi düşünme sırası bizde olmalı. Acaba biz nerede yanlış yaptık?
Ünal Çağabey
09/07/2009